İlk Fetihler

İLk-Fetihler

Kuşandı din kılıcın bele Osman

Ki ede İslam’ı izhar Osman

Açıldı İslam’a hizmet kapısı

O kapının miftahı oldu Osman

Çünkü küfür zulmeti Rum’u tutmuştu

Diler ki alemi nur ede Osman

Muhammed ümmetinin serveridir

Kavuşsun nusret-i Rahman’a Osman

Osman Bey aşiretinin başına geçtiğinde babasının siyasetini devam ettirdi. O, komşu Bizans tekfurlarıyla iyi geçinmeye gayret gösteriyordu. Yazın yaylaya çıkacaklarında yine eskisi gibi eşyalarını Bilecik tekfuruna bırakıyor, kış mevsiminin yaklaşması ile tekrar Söğüt’e dönerken Bilecik tekfuruna bol bol hediyeler vermeyi ihmal etmiyordu.

Bilecik, Yarhisar ve Harmankaya tekfurlarının dostluklarına mukabil İnegöl tekfuru Aya Nikola Türk düşmanlığıyla şöhret kazanmıştı. Nikola, Türklerin yaylaya çıkış ve dönüşlerinde yollarını keserek haraç istiyor, bu sebeple aralarında sık sık çarpışmalar oluyordu. Onun bu saldırgan tutumunu devam ettirmesi üzerine Osman Bey babasının silah arkadaşları Akça Koca ve Abdurrahman Gazi ile kendi akran ve arkadaşları olan Konur, Turgut ve Aykut Alplerle durumunu müzakere etti. Neticede İnegöl’ün fethine karar verildi.

Ancak İnegöl tekfuru, Osman Bey’in üzerine geldiğini haber alarak Ermeni derbendinde kuvvetleriyle pusuya yattı. Osman Bey yetmiş kadar silahlı adamıyla boğaza girdiğinde Aya Nikola ve adamlarının saldırısına maruz kaldı. Vuruşma şiddetli ve kanlı bir şekilde cereyan etti. Türkler tekfurun adamlarını kaçırmaya muvaffak olurlarken savaşta Osman’ın kardeşi Saru Yatı’nın oğlu Bayhoca şehit düştü(684/1285-86).

Yeğeni Bayhoca’yı kaybetmesine çok üzülen Osman Gazi, İnegöl tekfuru ile kesin bir hesaplaşmanın yakın olduğunu biliyordu. Mevkiini sağlamlaştırmak gayesiyle ertesi sene İnegöl’e çok yakın Kulacahisar’ı ani bir gece baskınıyla ele geçirdi.

Osman Bey’e yalnız başına karşı koyamayacağını anlayan Nikola, komşusu Karacahisar tekfuru ile anlaştı. Müttefik kuvvetler Osman Bey’in hareketini cezalandırmak üzere saldırıya geçtiler. Osman Gazi yapılan savaşı kazanmasına rağmen bu defa da kardeşi ve düşman kuvvetleri kumandanı olan Latos ölüler arasında bulunuyordu(686/1287-88). Saru Yatı’nın naşını Söğüt’e götürerek atası Ertuğrul Gazi’nin yanına defnettiler.

Müttefik Bizans Tekfurlarına karşı kazanılan İkizce zaferi Osman Bey’in bölgedeki nüfuzunu daha da artırdı.

Osman Gazi, İkizce zaferinden sonra kendisine karşı düşmanca bir tavır takınan ve Nikola ile beraber hareket eden Karacahisar tekfuruna bir darbe vurmak istedi. Bu niyeti sezen Karacahisar tekfurunun Yarhisar Tekfurunun yardımlarını temin etmesi neticeyi değiştirmedi. Osman Gazi kuvvetleriyle gelerek uzun bir muhasarayı müteakip hisarı zaptetti(687/1288).

Osman Gazi Karacahisar’ı zaptettikten sonra kardeşi oğlu Aktimur’u, esir alınan tekfur da dahil olmak üzere nice ganimetlerle Selçuklu sultanına gönderdi.

Sultan II. Gıyaseddin Mesud, Osman Gazi’nin elçilik heyetini büyük bir merasimle karşıladı. Fetih haberlerini zevkle dinledi. Gönderdiği hediyeleri memnuniyetle kabul etti.

O da Osman Gazi’ye Bülyan Çavuş ismindeki adamıyla beylik alametleri sayılan ferman, tuğ, alem, tabl, otağ ile cins atlar ve si,lahlar gönderdi.

Tarihçi Hadidi, Selçuklu sultanının gönderdiği hediyeleri şu dizeleriyle dile getirir:

Bilir Osman Gazi himmetini

Rasül’ün virdi ol ak ra’yetini

Dahi ol seyf-i Osman bin Affan

Mısır’dan ona göndermişti Sultan

Nakkare, tabl u kus, sunc u surnay

Bile mehterleri kim ruh-efzay

Elçiler sultanın hediyelerini getirdiklerinde, ikindi zamanıydı. Nevbet vuruldu. Osman Gazi nevbet vurulurken ayakta durdu. Tam iki yüz yıl nevbet çalınırken halefleri de adete uydular.

Aşık Paşazade bu adetin iki özel manasına işaret etmektedir:

‘’Biri şudur ki: Bunlar gazilerdir. Nevbet vurması, gazanın bildirilmesidir. Gazaya hazır olun demektir. Osman Gazi dahi, Allah rızası için, gazaya hazırız diye, ayak üzere dururlar.

İkinci olarak bu hanedan sofra sahipleridir. Yoksul doyurucudurlar. Dünya nimetlerini, dünya halkına yedirirler.

Osmanlılar ne yaparsa ahlak üzere yaparlar.’’

Karacahisar’ın fethinden sonra kalede bulunan kilise camiye çevrildi. Bu, kiliseden camiye çevrilen ilk mabettir.

Bu olay Osman Gazi’nin aşiret başkanlığından uç beyliğine yükselmesi açısından pek mühimdir.

Prof. Dr. Ahmet ŞİMŞİRGİL

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*