Diriliş Ertuğrul 40.Bölüm

Deli Demir ve Halime odada konuşurlarken içeri bi adam girer, şerbet getirir ikramları olduğunu söyler. Şerbeti içerler ve Deli Demir odadan çıkar
kapıda beklemeye başlar, Tankut da onu izlemektedir.

Obada ise Hayme Ana hala uyur, Selcan da başında bekler hizmetini eder. Hayme Ana birden kendine gelir ve Ertuğrulu sorar, Gündoğdu da güvende olduğunu söyler.
Selcan Hayme Ana’ya su içirir. Hayme Ana biraz daha iyi olduğuunu söyler hepsi şükrederler. Gündoğdu Selcan’la konuşur, ona yaptıkların bir bir sayar ve ondan af diler
Selcan da yükünün ağır olduğunu ve onu anlayışla karşıladığını söyler. ve gündoğdu bombayı patlatır.
Gündoğdu: Selcan ben çocuk isterim. soyum devam etsin isterim. Eğer bunu kabul edersen ne ala, yok ben kuma istemem dersen seni boşayacam. Düşün taşın
tez kararını ver, der. Selcan çok üzülür gözleri titrer…

Gündoğdu Ertuğrul’un yanına gelir.
Ertuğrul: Uyuyamadın mı?
Gündoğdu: Yarın toyda gardaşımın idamını isteyecekler, nasıl uyuyayım.
Ertuğrul: Bırak toyu biraz senden konuşalım.
Gündoğdu çocuk istediğini ama Selcan’dan yapamayacağını ve başka kadın alacağını söyler. Ertuğrul o ne dedi, der. Gündoğdu; hiç bişey demedi.
Ertuğrul adayın Goncagül olup olmadığını sorar, o da evet der. Ertuğrul, ne olursa olsun Selcan’ı boşamamasını söyler.

Korkut Bey Hayme Ana’nın yanına gelir elini tutar ve ondan af diler. Hayme Ana gözlerini açar.
Korkut Bey: biz bu acılara nasıl dayanıcaz Hayme. Bu gün benim evladım yarın senin evladın. Biz nerde hata yaptık.
Hayme Ana: Oğlum katil değil, hele kardeşinin katili hiç değildir. Kocabaş hainini öldürmek için kendi hayatını tehlikeye attı. O kadar öfkeli alplerin arasına girdi
Niye hiç düşündün mü?
Korkut Bey: Ne günah işledim Yüce Rabbim bu acıyı bilir Hayme.

Ertuğrul: Karabekir’e, ona dikkat et. Noyan’a esir düştüğümde o da ordaydı. Gündoğdu şaşırır. Çadıra haber gelir, Korkut Bey’in Hayme Ana’yı ziyarete geldiğini söylerler ve gündoğdu gider.
Ertuğrul yalnız kalır. Noyan’ın askerleri obaya iyice yaklaşırlar.

Gündoğdu otağa gelir. vicdanın rahat etmedi mi, der. Korkut Bey de; senin ki rahat mı eder.
Gündoğdu: Yarın toyda alınan karar iki obanın kaderini belirleyecek artık Ertuğrul’un yanında ol, der. Korkut Bey gider. Hayme Ana fenalaşır. Kanaması başlar. Gündoğdu hemen
Ebe Hatunu çağırır. Hayme Ana inlemeye başlar. Süleyman Şah Hayme Ana’ya görünür ve ona güçlü olmasını ayağa kalkmasını söyler. Artuk Bey içeri girer.
Gündoğduyu ve kızları dışarı çıkartır. Yaraya bakar.

Korkut Bey Ertuğrul’u görmeye gelir. Oğlumu sen mi öldürdün diye sorar. Ertuğrul olan biteni anlatır, hain Kocabaş’ı öldürmemin bedelini Anam öder. Bir de senden af dilememi mi istersin.
Noyan iti kışı beklemicek dedim size. Beni suçlayıp vicdanını mı rahatlatmak istersin?

Noyan’ın askerleri obaya saldırır. Gündoğdu baskın var diye bağırır. Genç yaşlı, kadın, erkek demeden herkesi öldürmeye başlarlar. Hayme Anan’ın otağına girerler kızlar
savunmaya geçer. Ertuğrul’un yanına da gelen askere kapıyı açtırır arkadan gelen Moğol askerini öldürür ve dışarı çıkar. Düşmanla savaşa orda devam eder. Kızlar erler
el ele verir bütün eşkıyaları obadan temizlerler. Ertuğrul tekrar kafesli çadıra girer. Orda Gündoğdu’yla konuşurlarken dışardan bi asker onları dinler.

Gündoğdu Korkut Bey’e karabekin hain olduğunu, ertuğrul noyana esirken orda olduğunu söyler. karabek de onaylar ama saadettin köpeğin uzlaşmak için gönderdiğini söyler.
Gündoğdu Karabekir’e bu işin peşinin bırakmayacağını söyler.
Onlar gidince Gümüştekin Karabekir’e sorar gerçekten orda ne yapardın, anlaşmaya mı? Niye benim haberim yok, der.
Karabekir: Çünkü gizli devlet göreviydi, der.
Gümüştekin: Yalan söylüyorsan ciğerini sökerim senin.
Karabekir: Ne o Ertuğrul’un kuyruğuna takılmaya karar mı verdin? O ölmeli yoksa sen bitersin. Saadettin Köpek her şekilde istediğini alır bunu sakın unutma.

Karabekir’in çadırı dinleyen askeri ona gelip Tuğtekin’in yaşadığını söyler. Karabekir nerde olduğunu sorar asker de bilmediğini söyler.

Şerbeti içen Deli Demir derin uykuya dalar. Tangut kapıya gelir ve yoklar, evet uyumuştur. Hancıyı da öldürür ve kapıyı açar içeri girer.

Gündoğdu Hayme Ana’nın yanına gelir. Tuğtekin’in yaşadığını söyler, ama iyileşip konuşmazsa Ertuğrul’u kurtaramicaklarını söyler. Ertuğrul’un ölmesine izin verme oğul, der.
Noyan bunu başarırsa sadece canımızı değil savaşı kaybettik demektir.
Gündoğdu: Ertuğrul’u çiyanlara yem etmem ana bilesin der. Hayme Ana Tuğtekin’i obaya mı getirsek der ama Ertuğrul’un istemediğini söyler.
Gündoğdu: Tek tesellim İbn Arabi’nin yanlarında olmasıdır. Gidip hayır dualarını isteyecem.
Hayme Ana: Ölümün kıyısında babanı gördüm. Bana sakın pes etme, ne olursa olsun çocuklarının başında dur dedi. Işık otağdan yükselip bütün cihanı saracak dedi.
Gündoğdu: İnşallah ana inşallah.

Tangut Halime’nin yatağını alt üst eder. Halime elleri bağlı uyanır. Tangut bi türlü belgeleri bulamaz ve çok sinirlenir. Deli Demir’i de uyandırırlar. Sungurtekin’in
evrklarını soran Tangut’a, evrakların odada olmadığını ahırda olduğunu söyler. Kalkıp giderler. O sırada Deli Demir ellerini çözer ve başındaki askerleri etkisiz hale
getirir. Halime de ahıra giderken Tangut’u bıçaklar, Deli Demir de gelir atlarına binip giderler Tangut da arkalarından gider.

Geyikli’nin mağarasında dua dua üzerine. İbn Arabi de başından ayrılmaz Tuğtekin’in. Artuk Bey ve Gündoğdu da gelirler. Artuk Bey Tuğtekin’e bakar ve bundan gayri yapacak bişey yoktur der.
İbn Arabi de gerisi Allahın takdiridir, der.
Gündoğdu: Birazdan toy toplanacak, belli idam kararı çıkacak, ne yapacaz. Noyan iyice çıldırdı, dün gece askerlerini obaya gönderdi. Biz üzerimize düşeni yapacaz siz de
Tuğtekin gözlerii açar açmaz onu obaya getireceksiniz.
Turgut: Yapma Beyim, beyimiz için savaşıp şehit olma onurunundan bizi mahrum etme, der.
İbn Arabi: Bırak alpler seninle gelsin, Rabbim bizi menzile ulaştıracaksa bi sebep bulur düşmanın içerisinden geçirir, der ve alpler de Gündoğdu’yla birlikte obaya giderler.

Noyan’a Tuğtekin’in yaşadığı haberi gelir. Onun yerini Ertuğrul’un bildiğini söylerler. Ulu Bilge; Tuğtekin obaya girerse bütün her şey biter, der.
Noyan: Obaya giden bütün yolları tutun, zafer günümün yas günüm olmasına izin vermeyecem, der.

Geyikli’nin mağarasında bir hal var idiki onun adı İbn Arabi idi. Tuğtekin kendisine geldi.

Hayme Ana’nın toy beyleri Ertuğrul’un arkasında olduklarını söylerler. Hasta halinle toya gele istersen, derler. Ama Hayme Ana bunu kabul etmez.
Hayme Ana: İçinizde Ertuğrul’un böyle bir hainlik yaptığına inanan var mıdır?
Beyler: Ertuğrul Bey’in sizin çabalarınız olmasaydı şimdiye kadar Kayı Oba’sı kalır mıydı? Allah sizden razı olsun derler.
Hayme Ana: O halde sizden tam bağlılık isterim, der. Beyler de sonuna kadar sizinleyiz derler.

Gündoğdu, Artuk Bey ve alpler bir olup bi  plan yapmışlardır. Ve plan tıkır tıkır işleyecektir.
Gümüştekin Gündoğdu’nun yanına gelir, havada kasvet vardır, der. İnceden Gündoğdu’ya ayar verir. Gündoğdu da usulen cevabını verir.
asker gelir Ertuğrul’u toya getireceklerini söyler Gündoğdu gider.

İbn Arabi ve yareni Geyikli ile birlikte Tuğtekin’i obaya götürmek için yola koyulurlar. Noyan’ın askerleri de iz sürerler ve Noyan’a haber ederler.

Bu arada Halime ve Deli Demir konuşmak için atlarından indikleri esnada Tankut gelir ve zorla belgeleri Halime’den alır ama acaba aldığı doğru belgeler midir orası bilinmez.
Tam Deli Demir’in kellesini kesecekken bir yiğit gelir ok atar ve askeri öldürür. Halime’yi ve Deli Demir’i de kurtarır. Deli Demir kim olduğunu sorar. Yiğit, kılıcını Deli Demir’in
önüne fırlatıp toprağa saplar.O kılıç Deli Demir’in kılıcıdır. Deli Demir kim olduğunu anlar. O Sungur Tekin’dir.

Ertuğrul’u toy için kafesli çadırdan çıkaran Gündoğdu, vaziyet hiç iyi değil, der. Ertuğrul: hayırlısı neyse o olur ağabey, bizi bekleyen kader ne ise görelim.

Aytolun ve Gümüştekin durum değerlendirmesi yaparlar. Gümüştekin şüpheleri olduğunu söyler. “Umarız Gümüştekin hayırlı bir karar alacaktır.”

Hayme Ana toya gitmeden Selcan’la konuşmak ister. Dumrul Eğtuğrul’un alplerini obaya getiriyor. Biz toyda olacağız, eğerki bizim başımıza bi hal gelirse Dumrul’un yanında ol,
Vazife sendedir kızım.
Selcan: başım gözüm üstüne Ana emrin olur, der ve sarılırlar.

Noyan, İbn Arabi ve yanındakilerin yerini anlar ve yolunu değiştirir. ancak İbn Arabi’nin girdiği mağaranın çıkışı vardır, Geyikli çıkışa bakmaya gider.
Noyan ve Ulu Bilge mağaranın kapısına kadar gelir ama Allahın izniyle içeri giremezler.

Ertuğrul’u Toy’a getirirlerken yolda baya bi kargaşa olur ama Ertuğrul hiç yüksünmez. Sonunda toya gelirler. Hayme Ana da Dumrul’u ve Selcan’ı görür de içeri girer.
Gümüştekin Korkut Bey’den destur alarak toya başlar. Gümüştekin, Ertuğrul’un Ertokuş Bey’i ve Tuğtekin Bey’i öldürmekten, Kocabaş’ı katletmekten yargılandığını söyler.
40.bölüm burada biter.

bu arada dumrul alpleri arabayla getirirken kapıdaki asker arıza çıkartır o sırada selcan hatun gelir ve onu kapıdan geçirtir.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*