Diriliş Ertuğrul 38.Bölüm

Diriliş Ertuğrul’un 37. bölümünün son sahnesinde karşı karşıya gelen Tuğtekin‘e Kocabaş’ın hain olduğunu söyleyen Ertuğrul’a Tuğtekin kılıç çeker.

Selcan Aytolun‘u yaşlı kadını öldürmekle suçlar. Aytolun itiraz eder ve ıspatlamazsan toy isterim cezanı orda çekersin, der.
Aytolun: Biz de senin Kurdoğlu’yla bir olduğunu biliriz. Aykız’a iftira atıp kırbaçlattığını bilriz. Şimdi ıspatla bakalım.
Hayme Ana: Gündoğdu‘ya karını götür burdan, der.
Aytolun: Selcan Hatun‘un kafası iyice bulanmıştır. Allah size sabır versin der.
Hayme Ana: O kadını sen nerden tanırsın
Aytolun: Obadan tanırım. Gelir bişeyler isterdi ben de verirdim. Bu sefer sınırı aştı ben de obadan dışarı attım, der.
Hayme Ana: Bu konuyu toya taşımazsan beni daha çok utandırmamış olursun, der.

Ertuğrul‘a kılıç çeken Tuğtekin‘e akıl vermeye çalışır, Kocabaş‘ın hain olduğunu bizi buraya onun getirdiğini söyler. Tuğtekin de, bana senin yerini Gökçe söyledi, der.
Ertuğrul şok olur. Hala görmez misin yanı başındaki kancığı, der.
Ertuğrul ile Tuğtekin kılıç dalaşına girerler. Halime ve Deli Demir güvenli bir yerde onları beklerler. Halime çok endişelidir. Deli Demir de ona teselli verir.
İnsan kaderinde ne varsa onu yaşar, der.
Tuğtekin’in Ertuğrul’a salladığı kılıçlar olduğu gibi geri döner. Yine yaman mücadele başlar. Ertuğrul Tuğtekin’in pusatını düşürür ve aç gözlerini etrafına bak,
İstesem seni öldürürdüm, der. Ertuğrul alplerini toplar; alpler gidiyoruz yoksa kardeş kanı dökülecek der ve giderler.

Tuğtekin de arkalarından gider.
tüm bu olanları izleyen noyan keyiften dört köşe olur ve eğlence şimdi başlıyor der. Ertuğrul onları yanılttı ve izlerini kaybettirdi. Noyan da askerleri ile oldukları
yerden ayrıldı ve ormanın içinde koşmaya başladı ve bingo Moğol askerleri Tuğtekin’in karşısına çıktı. Hadi bakalım Tuğtekin.
Noyan; sesin her yerde yankılanır tuğtekin, bu kadar böğürme boğazın yıpranır, der.
Kocabaş safını değiştirir Noyan’ın yanına geçer. Tuğtekin anlar ama iş işten geçmiştir.
Noyan: İş işten geçtimi bedeli de ağır oluyor dimi Tuğtekin.
Tuğtekin: Senin gibi nicelerini toprağa gömdüm ben, der.
Noyan ulu bilgeyi konuşturur ve savaş başlar. Tuğtekin’in bütün alpleri ölürler. Tuğtekin de fena yaralanır son bir hamle ayağa kalkar Noyan’a iki kılıç sallar ama noyan
onu tekrar yaralar ve yere yıkar.Bir kaç hamle daha yapan Tuğtekin’in en sonunda bayılana kadar döven Noyan galip gelir ve
“Git şimdi Noyan‘ın kahramanlığını cihana anlat”,der.

İbn Arabi Geyikli‘nin mağarasına gelir ve şeytanın insana kattıklarını anlatmaya başlar.
İbn Arabi: Bir insanı arif yapan, bir insanı Allah’ın salih kullarından yapan en büyük yardımcı kimdir?
Şeytandır seytan. Bir insanı salih eyleyecek olan en büyük yardımcı şeytandır. Çünkü kul nefsiyle, şeytanla mücadele etmezse hakiki müslüman olamaz.
Şeytan insanı yoldan çıkarmak için çabalasa da salih insan şeytana uymaz, uymadığı gibi de ilmini arttırır. İşte düşman da şeytan gibidir.
Öldürmeyi düşündüğü kişiyi kahraman etmek için çalışır durur da farkına varmaz.
Halime kızım, Allah bize salih bir iman nasip etsin. Şetyanla düşmanla mücadele edecek irade versin, akıl versin, gönül versin.

Ertuğrul ve alpleri halimenin yanına gelir.
Ertuğrul: Muzaffer olamadık, biz moğolları beklerken Tuğtekin çıktı karşımıza,
DNoyan eli Demir: Nerden duymuş ki
Ertuğtul: Gökçe, şeytan bize öyle bi oyun oynarki, der. burada biraz dinlenmeye karar verirler.
Halime ve Ertuğrul başbaşa kalır.
Ertuğrul: Eğer bu zalimlere dur diyemezsem ne alpliğim kalır ne yiğitliğim.

Tuğtekin’in itip kakıp bi çukura attıktan sonra Kocabaş’a; şimdi obaya gideceksin ve Tuğtekin’in Ertuğrul öldürdü diyeceksin, der ve senin hiç cenkten çıkmış gibi
bir halin yok deyip bi temiz döver öyle gönderir.

Gümüştekin Aytolun’a Ertokuş’u öldürenin Ertuğrul olmadığını söyler. Ertuğrul’un zerre kadar suçu yok ama bunun hangisi işimize gelir.
Tabiyki obanın ele geçirilmesi için bu gerçek söylenmeyecektir.

Selcan Gökçe‘yi evire çevire döver. kendine gelmen için bunları yapıyorum aklını başına al der. O sırada Hayme Ana gelir ve elcan’ıı uyarır.
Selcan: Dayanamıyorum ana benim gördüklerimi kimse görmez, der.
Hayme Ana Gündoğdu’nun yanına gider ve elcan’ın Gökçe’yi tokatladığını söyler. Gündoğdu artık boşanmak istediğini söyler. Hayme Ana da başka bi kız bul ama Selcan’ı boşama,
töremizde yoktur, der.

Gündoğdu Gümüştekin‘in kızı ile buluşur. Kız da onu bi güzel yemler ve gönderir. Ay bunlar çok cadı yaa.

Ertuğrul Deli Demir ve Alpler Geyikli’nin mağarasına giderler ve günün özetinin yaparlar.

Korkut Bey Gümüştekin ve Aytolun’a, toyda Ertuğrul’un yanında olacağını söyler.
Korkut Bey: Kimsenin aklına Ertuğrul’un hain olduğu düşüncesi gelmemeli, der.

Gündoğdu Hayme Ana’nın obasına gelir ve ana bana yalan demezsin bilirim ama doğruyu da söylemezsin. Halime ve Deli Demir nerdeler bilirsin de söylemezsin, der.
Hayme Ana: Sultan Abdulaziz‘e gittiler ona evrakı götürdüler.
Gündoğdu: Nerden geldi ana.
Hayme Ana: Hiç bir zaman ölmediğine inandığım oğlum Sungurtekin’den.
Gündoğdu: Gardaşım hala yaşar mı?
Hayme Ana: Yaşar oğul ve bir gün bu obaya geri dönecek, der. Ve toyun davulu çalar herkes toyda toplanır. Hayme Agelir yerine oturur ve sonra da Korkut Bey gelir
oturur.
Korkut Bey: Besmele ile toya başlar. Kara bulutların üzerimizde gezdiğini söyler. Sizlerle konuşup dertleşmek isterim der.
toy beyleri en büyük derdimiz Ertuğrul’dur, derler. Bir gürültü kopar otağda, Korkut ey ayağa kalkar ve Ertuğrul’un doğumunu anlatır. Ertuğrul hain değildir.
Cihan üstüne de gelse Ertuğrul gereğini yapacaktır, der. Ve bütün toyu sakinleştirir. o sırada Kocabaş gelir söyleyeceklerim var der toya girer.
Ertuğrul Bey alpleriyle bize saldırdı beni de bu hale o getirdi, der. Tuğtekin’in sorarlar ağır yaralandığını gördüm, bayıldım gözümü açtığımda Tuğtekin Beyimi göremedim, der.
Korkut Bey fenalaşır ve Hayme Nnaya; obama geldiğiniz güne lanet olsun hemen gidin burdan hemen, der.

Noyan Toy‘a gelir kanlı kılıçlarını bi suda yıkar. her yanım kan, selenge ırmağının suyuna düşsem temizler mi bu kadar kanı. Bunca yiğit öldürdüm acısı hala içimde.

Artuk Bey Geyiklinin mağarasına gelir ve Tuğtekinin öldüğünü Ertuğrul’a ve ordakilere söyler. Hepsi şaşırır. Kocabaş senin ve alplerinin öldürdüğünü söyledi, der.
Ertuğrul sinirden deliye döner.
Ertuk Bey: Sizin yapmayacağınızı bilirim lakin bir tek ben böyle düşünürüm. Bir an önce obaya dönmezseniz obayı kan götürecektir.
Ertuğrul: Moğollar öldürüp suçu benim üzerime atmak isterler.
Artuk Bey; Sizin yapacağın hamle ehemmiyet kazanmıştır, der ve gider.

Korkut Bey rüyasında karısı duruyu görür ve fenalaşır. Aytolun onu sakinleştirmeye çalışır ama olmaz. Kayı’lar yarın bu obadan gidecek, bundan sonra olmaz, der.
Aytolun sinsi sinsi güler.

Hayme Ana Korkut beyle konuşmaya gelir. Aytolun görüştürmez ateşli, sayıklıyor, der.
Gümüştekin: Herkesi zaptetmekte zorluk çekerim, der.
Hayme Ana: Doğru edersin, bütün bu olaylar bittiğinde birbirimizin gözüne bakacak yüzümüz olsun, der.

Gündoğdu Kocabaş’ın çadırına gelir ve bıçağı boğazına dayar giğer askerleri dışarı çıkarttırır.
Kocabaş iddia eder, Ertuğrul yaptı der.
Gündoğdu: Sen nasıl kurtuldun ellerinden..
Kocabaş: Zor oldu.
Gündoğdu: Peki Ertuğrul çolak eliyle nasıl cenk etti.
Kocabaş: Oklarla vurdular önce.
Gündoğdu: Ölü ya da diri Tuğtekin’i bulmamız icap eder, en iyi iz süren alplerini alıp yola çıkacam der. Kocabaş da gelmek ister. Gündoğdu sen yorgunsun gelme der.
cenk yerinin kurtboğazı olduğunu öğrenen gündoğdu yola koyulur. Diğer yandan ertuğrul da halimeyle vedalaşıp yola çıkar. Ertuğrul halimeyi deli demire emanet eder.
Deli Demir: Tasa etmeyesin beyim canımı veririm de onları vermem, gazan mübarek olsun beyim, der.

Gündoğdu alpleri toplar ve bu işin çözülmesi için Tuğteki’ni bir an önce bulmamız gerekir. Burda onun gelmesini bekleyemeyiz. Gümüştekin de onunla gelmek istediğini söyler
gündoğdu da onaylar.

Ertuğrul ve Gündoğdu ormanda karşılaşırlar. ve konuşurlar. ben yapmadım ağabey der. Tuğtekin Gökçe’den öğrenip gelmiş, ben cenk etmedim. Moğol askerleri çıkmış karşısına
onlar öldürmüş. kocabaş hain, kumpası o kurdu der.
Gündoğdu Ertuğrulu obaya dönmesi için ikna etmeye çalışır. o sırada Gümüştekin gelir. ertuğrul saklanır. Gündoğdu ona hiç iz olmadığını söyler ve dönelim der.

Kocabaş obada kalan alpleri gaza getirir. Bunların hepsinin hesabını kayı obası verecekler der ve Hayme ananın otağına yürürler, beyimizin katilini isteriz derler.

Gündoğdu obaya gelir Hayme Ana‘ya Ertuğrul’un söylediklerini anlatır. Ertuğrul yapmadım der.
Hayme Ana: Demek Kocabaş senin canını sana yanaşmak için kurtardı.
Selcan: Başından beri Ertuğrul söyledi ancak dinlemediniz. Şimdi onun sözüne geldiniz.

Ertuğrul Oba’ya gitmek için alpleriyle vedalaşır. Giderken de; unutmayın gardaşlarım, Allah oyun bozanların en büyüğüdür, der.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*