Diriliş Ertuğrul 36.Bölüm

 

Emir Eri Ertokuş Bey ile görüşmeye gelen Ertuğrul‘u Kocabaş izlemektedir.
Kocabaş yayı gerer sonra da onları dinlemeye başlar.
Ertokuş Bey Ertuğrul’a bu haliyle Noyan’a nasıl meydan okuduğunu sorar. Zorlanacağını söyler. Ama çolak elinle bile neler yapabileceğinin bilirim der.
Ertokuş Bey Ertuğrul’a bi casus olduğunu ve o casusun ağabeyi Sungurtekin olduğunu söyler. Ertokuş Bey bunların gizli kalması gerektiğini söyler.
Noyan’ın casusu öğrenmeye çalıştığını ama öğrenmemesi gerektiğini söyler ve tekrar görüşme ayarlayıp sözleşip ayrılırlar. Bütün bu konuşmaları Kocabaş
ile birlikte artuk bey de dinler.
Kocabaş az kalsın Artuk Bey‘i yakalayacaktır. Ama Artuk Bey görünmeden kaçmayı başarır.
Gökçeyi isteme merasimi başlamıştır. Korkut Bey iki oba için de iyi olacağını düşünerek Gökçe‘yi Hayme Ana’dan ister. Hayme Ana da Korkut Bey‘e ve obasına, Kayı Obası’na
yaptıklarından dolayı minnettar olduklarını söyler. güzel dileklerde bulunur. gökçe şerbetleri getirmeye kalkar ama kalbi duracak gibidir. aslında bu izdivacı
yapmak istememektedir. bahçeye çıkar biraz nefes alır bi yerden taş gelir sese gider bakar ki ertuğrul. onu bu durumdan kurtaracağını sanırken ertuğrul ona çok sevindiğini söyler.
ve iyi dileklerini söyler gökçeye, tuğtekinle evlen ve çok mutlu ol der.

Ertuğrul alplerin yanına gelir, Turalı da oradadır. Ertokuş Bey’le görüştüklerini söyler. Turgut Alp Halime Sultan’ın ona gönderdiği yeleği verir.
Ertuğrul: Çok şükür gelecek bir obamız var buna da şükür der ve gider. Kocabaş alplerin otağına girer çok şaşkındır alpler de şaşırır.

Gökçe şerbeti getirir, önce büyüklerden başlayarak herkesee ikram eder oturur. Hayme Ana söze girer, bizi bütün ailen olarak sizin izdivacınızı uygun gördük. Elbet ki son sözü ben
Söyleyeceğim ama senin rızan da önemlidir.
Gökçe: Tuğtekin gibi bi beyin hanımı olmak benim için bir şereftir. Ben de ömür boyu bu şerefi taşımak isterim. Tuğtekin Bey’imin boyuna boy soyuna soy katmak
beni mutlu edecektir. Madem bana uygun gördünüz ben de kabul eder evet derim ana.
Gündoğdu: Hayırlı olsun
Hayme Ana: Hayırlı olsun derler.
Gökçe’nin cevabını selcan kapının arkasından dinler ve duyar.

Artuk Bey otağına gelip mektup yazmaya başlar. Ertuğrul ve Ertokuş Bey’in konuştuklarını yazar. o sırada Ertuğrul gelir ve obadaki haini bir an önce bulmak gerekir der.
hain her zaman vardır ve olacaktır der Artuk Bey. Lakin sen Moğol‘a karşı geleceksen bütün türkleri birleştirmen diriliş ateşini yakman gerekir.
Ertuğrul: Niyetin niyetimdir.
Artuk Bey: Sen merak etme gün olur harman olur der ve Ertuğrul gider.

Gökçe herkesin elini öper sarılır.Aytolun getirdiği çeyizleri açar ve Gökçeye takılarını takmaya başlar.
Aytolun: Keşke ablan burda olsaydı da bu mutlu anı görseydi, Allah acil şifalar versin, der.

Kocabaş Efrasya’nın otağına gelir ve bi başkasını daha gördüğünü söyler. Ertuğrul ile Ertokuş’un tekrar görüşeceklerini Noyan‘a söylemesini söyler.

Hayme Ana Gündoğdu ile konuşur, bu güzel günün hatırına Selcan’la bir kez daha konuşur musun? der.
Güdoğdu: Kkonuşmam ana bitti, der.

Ertuğrul Geyikli ile dertleşir. Yıllardır hasret kaldığımız Sungurtekin‘e kavuşmamıza az kalmıştır Geyikli. Buna en çok anam Hayme sevinecektir.
gözün açık olsun Geyikli.. der ve atına binip gider.

Efrasya Noyan’a haberi uçurur ve Noyan içerdeki adamı olan Kocabaş‘a övgüler yağdırır.

Ertokuş Bey yola çıkmadan önce Korkut Bey’in otağına gelir ve uyarıcı cümleler kurar. Korkut Bey’i ihtirasına yenilmemesi için acı bir şekilde uyarır.
Tuğtekin sinirlenir, ne demek istersiniz diye. Biz yıllardır Moğol askerleriyle savaşırız diye hiddetlenir.
Ertokuş: Oğllun şimdiden bu yola girmitir der ve gider. Ertokuş‘un gidişinin ardından Korkut Bey: Uç Beyliği’ni bana vermeyecekler der ve Aytolun da
yine o muhteşem yorumlarını ardı arka sıralar.

Halime Selcan‘ın yanına gelir ve neyin var der.
Selcan: hiçbir şeyim yoktur. artık hiç bir şeyim yoktur halime. aklıma gündoğdumla evlendiğimiz gün gelir.
Halime: Müsterih ol bu günler de geçecek der.
Selcan: Bu olay bir tek sana yarayacak Halime. Gökçe’nin kalbindeki fırtınaları bilirim. Elinden gelse Ertuğrul bey’imin hanımı olmak ister.

Noyan, Ögeday’ın yanındaki casusun Sungurtekin olduğunu öğrenir ve onu ben oraya soktum. Belliki hesabını bana soracaklar,der.

Ertokuş Bey adamlarıyla yolda giderken birden durur ve siz burada bekleyin hiç bir yere gitmeyin der. Atından iner ve yürümeye başlar. Tankut ve Hamza onu izlemektedir.
Sungurtekin’den gelen mesajı okur ve o sırada askerlerine saldırı olur. Ertokuş Bey‘in adamları ile Noyan’ın adamları olan Hamza Aburrahman Tankut ve diğerleri savaşa tutuşur.
Ertokuş Bey kaçmayı başarır. Tankut peşinden giderken Hamza‘ya Ertuğrul‘u bulmasını söyler. Ertuğrul gelir ve yerde bir çok ölü adam görür, canlı olan birini konuşturur.
Asker: Hepiniz hainsiniz bunun bedelini ödeyeceksiniz der ve ölür. Ertuğrul Ertokuş Bey’i aramaya başlar. Ertuğrul Tankut ile karşılaşır. Bütün askerler ertuğrulu çevresini
sarar. Bakalım bu hengameden nasıl kurtulacaktır. Hamza ve Abdurrahman Ertokuş beyin önünü keser.
Ertokuş: Siz burayı nasıl buldunuz. Erturğul haklı obada hain var.
Artuk Bey imdada yetişir Ertuğrul‘a yardıma gelir. Okunu bi sallar Tangut‘u vurur. O sırada alperenler de yetişir Ertuğrul’un imdadına.
Tankut yaralı bir halde atına biner ve kaçar. Ertuğrul ve alperenleri noyanın bütün askerlerini öldürürler. sonra da ertokuşu aramaya çıkarlar. geyikliyi görürler ve
Geyikli onlara Abdurrahman ve Hamza‘nın Ertokuş‘u esir aldıklarını söyler. Her yerde Noyan‘ın adamları olduğunu yolun güvenli olmadığını söyler.
Fakirhanemde Abdurrahman‘ı bekleyelim deyip giderler.

İbn Arabi ve yoldaşı mola verirler.

İbn Arabi: Kaç günlük oylumuz kaldı der.

Yoldaş: Bir güne varırız efendim.

İbn Arabi: Bunca yıldır bana yoldaşlık edersin. Yolda olmak nedir yoldaşlık nedir bilir misin?

Yoldaş: Nedir efendim?

İbn Arabi: Sırat-ı mustakimde olmak demektir evladm. Yani doğru yolda olmak. Kulluğu sadece hakka yapar, yardımı sadece haktan istersek doğru yoldayız demektir. Şan için şöhret için zulüm için yürürsek yoldan çıkarız. Allah bizi yoldan çıkanlardan eylemesin.

Tankut yaralı ve baygın bir şekilde at üzerinde İbn Arabi ve yoldaşının dinlendiği yere gelir. Onu öyle yaralı biçare gören İbn Arabi hemen yardım eder oku Tankut‘un omzundan çıkartır.

Tankut saldırıya uğradığını söyler. İbn Arabi de; demek düşmanların var.

Tankut: Eşkıyalar saldırdı.

İbn Arabi: Demek doğru yolda yürümezsin. Bunca yol yürüdük karşımıza nen eşkıya ne zalim çıktı. Evlat eğer yolun doğru olmazsa daha çok yara alırsın.

Tankut: Kimsiniz siz? Nerden gelir nereye gidersiniz?

İbn Arabi: Haydan gelir huya gideriz der. Yarasını sarar su içirirler.

Kendini iyi hisseden Tankut ayağa kalkar, ısrarlarına rağmen atına biner ve uzaklaşır.

Goncagül obada Gündoğdu‘yu görür yanına gider ve muhabbet eder. Okuma yazma biliğini ona yardımcı olabileceğini, onun gibi bi beye hizmet etmekten memnun olacağını söyler.
Goncagül bunları söylerken Selcan da onları izlemektedir. goncagülün yanına gelir ve bazden halanla ters düşdük aramızdaki bu dargınlığa bi son vermek isterim. der ve sarılırlar.

Gümüştekin Bey obaya gelir. Kocabaş‘a Korkut Bey‘i sorar. Toyda olduğunu söyler ve Gümüştekin Bey toya gelir. Herkes dikkat kesilir. Gümüştekin’in yüzü mahkeme duvarı gibidir.
hiç iyi haberlerle gelmedim der. Konya sarayında hizmette olduğunu, çok şey gördüğünü söyler. Lakin böyle bi acı yaşayacağımı hiç düşünemedim. Ertokuş Bey‘e askerlerine yolda
saldırmışlar. Sağ kurtulan bi asker Selçuklu Sarayı‘na gelerek bize olanları anlattı. Ertokuş Bey ortada yok belliki onu kaçırmışlar. Bu hainliği yapan Ertuğrul‘dur pusatları
da buradadır deyince toyu bi ateş sarar kimse inanmaz Hayme Ana çok sinirlenir.
Gündoğdu: Bize  12 alp ihanet etmiştir. Bu pusatlar o askerlere aittir.
Gümüştekin: Sağ kurtulan asker görmüş savaş alanını gezip sağ kalan askerleri öldürüyormuş, der.
Hayme Ana: Belliki ertuğrul bir iftiraya uğramıştır. Ben bu işi çözücem ve bu iftirayı atanlara dünyayı dar edecem der ve toydan çıkar.

Halime atını alır yükünü de biner gider Ertuğrul’un yanına gelir. Alpler onları yalnız bırakır.
Halime: Selcuklu Devleti hakkında ferman çıkardı.
Ertuğrul: Tahmin emtiştim, der.

Gündoğdu obada Gümüştekin‘in yolunu keser ve kardeşi Ertuğrul‘un bu işin içinde olmadığını ve bunu ispat edeceğini söyler. Gümüştekin de devletimiz eşkıya değildir
mahkeme olmazdan infaz olmaz. Lakin dağlarda eşkıya gibi gezerse olmaz, gelsin teslim olsun, der.

Noyan‘ın yanına gelen Tangut bi ton dayak yer,
Noyan: bir işi beceremezsin der ocaktan ateşi alır ve yarasına basar. Ertokuş nerde der. O sırada Abdurrahman ve Hamza Ertokuş’un ellerini bağlamış bir şekilde gelirler.
Noyan bunu görünce çok sevinir ve dans etmeye başlar.

Halime obaya döner. Hayme Ana ve Gündoğdu onu nerde olduğu konusunda sıkıştırırlar ama söylemez atla gezdim der. Ertuğrul’un her yerde olduğunu, o yaşadıkça kayı obası için
hala bir ümit olduğunu ve Ertuğrul‘un her zaman arkasında olduğunu söyler.

Noyan Abdurrahman’ın güvenilirliğini ıspatlayıp ıspatlamadığını Hamza’ya sorar.
Hamza: Ispatladı beyim.
O sırada Ertokuş’u getirirler.
Ertokuş: Benden hiçbirşey öğrenemeyeceksin der.
Noyan da ben alacağımı aldım. Sultan Alaaddin şanlı komutanının elimde olduğunu öğrenince savaşı başlamadan kaynettiğini düşünecek, der.

Hayme Ana Gümüştekin’in yanına gelir ve eğer adaletle muaele etmezseniz Kayılar da toparlanıp gider. Hayme Ana Korkut Bey’e resti çeker ve onların bu muamelelerine daha fazla
maruz kalamayacaklarını dile getirir.

Abdurrahman gece herkes uyuyunca ayaklanır, Tankut onu görür ve takip eder. Abdurrahman Geyikli’nin evine Ertuğrul‘un yanına gelir ve tüm gördüklerini anlatır.
Noyan’ın gözüne girdiğini söyler.
Ertuğrul: En zor görevi sana verdim Abdurrahman. Eğer bu görevi başarıyla yerine getirirsen binlerce alpin hayatını kurtarırsın. Hadi dön, yokluğunu farkedince şüphelenirler.
Abdurrahman: Bir şey daha var beyim. Ağabeyin Sungurtekin’in casus olduğunu öğrenmişler. Deyince Ertuğrul hiddetle ayağa kalkar; hazırlanın alpler, Ertokuş Bey’i almaya gidiyoruz.

Ertuğrul ve Alpler hazırlanır, Ertokuş Bey‘i götüren Noyan’ın askerlerini pusuda beklerler ve askerler gelince yaman bir savaş başlar. Ertuğrul ve Alpleri müthiş bir cenk ederler ve Noyan’ın askerlerini yere sererler. Atabey Ertokuş‘un ellerindeki ipi çözerler.

Ertokuş: Yine tam vaktinde Ertuğrul Bey.

Ertuğrul: Şükür kavuşturana. Sıhhatin iyi midir Ertokuş Bey’im?

Ertokuş: Eyvallah.. Noyan tahmin ettiğimizden daha kudretlidir.

Ertuğrul: Düşmanımız kudretli olsun ki yiğitliğimiz meydana çıksın.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*