Diriliş Ertuğrul 32.Bölüm

Ertuğrul ve Gündoğdu kavgası Ertuğrul’un yediği tokatlarla son bulur ama Gündoğdu kim olduğunu hatırlayamaz… Gündoğdu Ertuğrul’a hakaret boyutunda laflar etmeye başlar.

Ertuğrul: Sana kim olduğunu nerden geldiğini hatırlatacaksa Süleyman Şah’ın oğlu olduğunu hatırlatacaksa canımı al ağabey.
Gündoğdu bir daha vurur.
Ertuğrul: Hatırladın mı Ağabey? der.
Gündoğdu: Hatırladım, bana kim olduğumu hatırlattın. Babamı kandırıp hepimizi felakete sürükledin, beni korkaklıkla suçladın ama sen anasına ihanet eden bir korkaksın, der. Bu kez Ertuğrul Gündoğdu’ya üç kere vurur.
Ertuğrul: Onlar hatırlatmadıysa belki sana bu hatırlatır ağabey, der.
Gündoğdu: Cehenneme kadar yolun var Ertuğrul.
ikisi de atlarına binip giderler. Tüm bu olanları izleyen Hamza ise obada dirliğin zkalmadığı ve bu işe bi el atmak gerektiğini düşünür.

haymem ana obayı gezer, baskıları, kadınların maharetlerini gördükçe göğsü kabarır, çok beğenir. gökçenin yaptığı zırhlara da bakan hayme ana içine neler koyduğunu öğrenir,
hayme ana: aferim sana kızım der.
aytolun: kayı hanımlarıyla dodurga hanımları iyi anlaştı hayme ana.

haberci gelir ve gündoğdu ile ertuğrulun kavga ettiğini hayme anaya söyler.
Kocabaş da korkut beye ve tuğtekine yetiştirir. aytolun da otağa gelir ve ertuğrulun herkesin başına bela olacağını söyler ve gereğinin yapılması için erkekleri fitler.
tuğtekin:baba! eğer sen ona dur demezsen ben haddini bildirecem ona göre, der ve otağdan çıkar.
gündoğdu otağa gelir ve ertuğrula mukayyet ol der.
hayme ana çok kızar obanın içinde kavgaya tutuşmak da ne demektir, der.
hayme ana: artık siz haddinizi çok aştınız, bundan böyle bir daha taşkınlık yapın size sütümü helal etmicem, der.

tuğtekin ertuğrulun alplarını yolda görür ve beyinize sahip çıkın yoksa diğer elini de ben çakıcam ona göre, der.

noyan, tüccar ahmet hakkında ne karar vereceğini düşünür.
noyan: eğerki kayılar mallarıını satamazsa ne olur?
-birbirlerini yerler.
noyan: kayılarla dodurgalıların birlikte yaşamasının amacı nedir? o iki obanında elinde ne varsa alıcam, bakalım türkler kardeşlik bağlarına ne kadar bağlılar?

tuğtekin gündoğdunun yanına gelir ve nasıl olduğunu sorar.
tuğtekin:
selcan:
hayme ana: ertuğrul toyun kararına uycak.
tuğtekin: mecburen uycak hala yoksa ben ona belletmesini bilirim.

gökçe tuğtekinin peşinden gider ve ertuğrul yaralıdır, o yaralarıını kaşıdıkça kaşır. lakin toyun kararlarına uyması gerekir, ben böyle düşünürüm. uyması için daha çok çekmesi gerekir.
ne olursa olsun haklı olduğunu ve senin yanında olacağımı bilmeni isterim beyim, der. kadının fendi demişler…vay vayy

ertuğrul geyiklinin yanına gelir
geyikli: eşşek mi tepti
ertuğrul: sayılır.
-noyanın yerini buldun mu?
-evet
-ne çabuk?
ertuğrul: senden bi isteğim vardır, ağabeyim sungur tekin yaşıyor mu? gerçekten ihanet etmiş midir?
-bundan gayrı moğol putperestine cihanı dar edeceğiz.
alplar: eyvallah beyim, derler.

deli demir demiri dövmeye başlar, artuk bey  yanına gelir. ertuğrula verdiğim sözü tutucam der deli demir.
iki kardeşin yumrukları birbirlerinden çok otağın direklerine indi deli demir. bir kez daha böyle olursa obada ne birlik kalır ne dirlik?
deli demir: doğru dersin beyim.

artuk bey: ertuğrul ortalarda yoktur hayır olsun, bişey olmasa, der.
deli demir: ertuğrul beyimin olduğu yerde şer olmaz beyim.

korkut bey hayme anaya otağda verdikleri kararı konuşurlar.
korkut bey, erttuğrul benim benim kanım canım evladımdır ama bu hal böyle devam ederse diğer alpler gibi ertuğrulu da sürgüne gönderirim, der.
hayme ana: obalarımızın hayrına olacaksa kabul ederim ancak bunun kararını ancak ben veririr, bunu böyle bilesin, der.

hayme ana deli demire alpleri ve ertuğrulu sorar, ne saklıyosunuz benden. deli demir bilip de söylemiyosan eğer sana hakkımı helal etmem, gözüm üzerinde olacak bilesin, der ve gider.

noyana aleaddinden haber gelir ona biat edenlerin sayısı artmaktadır derler.
noyan da: ben anadolunun her köşesini isterim.
noyan: savaş yerine sulh isteyenlerin işini bir bir bitirin. konyaya girdiğimde kılıçımın tepesinde sultan alaeddinin kellesini taşıyacam. saadettin köpek önlemini alsın.

tüccar ahmet kayılardan alacağı malların lojistiğini yapmaktadır, noyanın adamı da onları dinler, ahmet sofradan kalktığı vakit kellesini alır ve yanındaki diğer beyleri de öldürür.

erttuğrul alpları ile birlikte plan yapmaktadır. noyana giden yolları bir bir keseceğiz.
turgut: nasıl olacak o iş, o kadar kolay mı?

hamza gece yarısı dodurga obasına gizlice gelir, kardeşini görür, kargın olanları ona anlatır ama hamza çoktan saf değiştirmiştir, kargını da kendisine çekmek ister.
kargın: ne yapıcaz ağabey benden ne istersin, der.
tüm oba için yapacağımız tek bir şey var.
hamza: noyan bize bi kurtuluş ümidi verdi diyince kargın hiddetlenir, hamza onu sakinleştirir.

korkut bey ile aytolun otağda konuşmaktadırlar. aytolun korkut beyi gündoğduya güç vermesi, ona güvenmesi için fişnekler.

hayme ana halimeye ertuğrulu sorar halime bilmem der, hayme ana inanmaz.
ama halime ısrar eder, hayme ana halimeden ne biliyorsa söylemesini ister, iyice hiddetlenir.
halime: çünkü ikimiz de hata ettik, ertuğrulu düşük gösterdik şimdi de erturğul yok diye hayıflanmak neyi kurtarır?
hayme ana: attığınız her adımı izleyecem, der. ve odasına çekilir, odada onu bekleyen gökçe haye anaya, halime bey karılığıını kaldıracak kadar güçlü değildir, der.
hayme ana: gökçe, halime ertuğrulun aşık olduğu kadın ve kıyamete kadar da böyle kalacak, der gökçe de kızar ve gider yatağına yatar.
hayme ana çok deertlidir, sorunlarla baş etmekten çok yorulmuştur.

ertuğrul alplarla abdurrahmanı kaçırmanın planını yaparlar.
erttuğrul: yarın belki de son kez obaya gidip abdurrahmanı kaçıracaz, der.

hamza obada kaç arkadaşı varsa hepsini başına toplar ve onların verdikleri tavizlerin sonucunu sorar, elinizde ne var der, hiçbirşey…
ertuğrulun yaptıklarını sorgular, iki kardeşin kavgası birliği çok sarsmıştır. namınızı ögeday dahi duymuştur, sandığınızdan fazla altın da göndermiştir.
benimle gelmek isteyenler yarın kararlarını versinler ve çil çil altınlarına kavuşsunlar, der.

selcan eve gelen gündoğduyu ikna etmeye çalışır ama yine sonuç hüsranla sona erer. gündoğdu doğruları bir türlü görmek istemez. selcana bi tokat atar ve yere düşürür, onu gören kocabaş elini uzatır
ama selcan elini almaz.
selcan: yakında hepinizin ne mal olduğu çıkacak ortaya, çıkacak diye bağırır.

olanlara dayanamayan selcan halimenin yanına gelir, ağlamaya başlar, herkes başına toplanır.
selcan: gündoğdu vurdu bana ana
hayme ana: nasıl oldu bu
selcan: ertuğrulu savununca, biraz da üstüne gidince hırsını benden çıakrdı.
halime selcanı alır odasına götürür.

aytolun yine ortalığı karıştırır. goncayı gündoğduya karı etmeye çalışır. tuğtekin için de gökçeyi uygun gördüğünü söyler. gündoğdunun mutsuz bir erkek olduğunu,
üvey annesinin yamacında, ertuğrulun gölgesinde yaşayan bir adamdır, der ve kocabaş gelir gündoğdunun selcanı dövdüğünü söyler. Ve aytolun yine haklı çıkar.
aytolun tuğtekine: o acılı bir erkek, onu yanlız bırakma, ona yol göster, yanında ol, der.

gündoğdu otağında namaz kılıp dua ettikten sonra yanına tuğtekin gelir ve olanları duyduğunu söyler. sorumluluklarımızdan kaçamayız, birbirimize destek olursak düze çıkarız, der ancak senin evinde huzurun yoktur abi
evinde huzurun yoksa atın üstünde de huzurlu olamazsın, senin bi an önce çocuk sahibi olman gerekir tıpkı benim bir ance bie kız bulup evlenmem gerektiği gibi, der.

korkut bey durunun ölümünü anlattı, ölürken aytolunun adını söylediğini, herşeyi bildiğini, ilişkimizi bilerek öldüğünü söyleri.

İbn Arabi Ertuğrul’un rüyasına girer, düşman askerlerinden kaçan Ertuğrul ormana saklanı ve bir ceylan görmektedir. Zaman zaman da orman içerisinde İbn Arabi’yi gören Ertuğrul bi ağacın dibinde dinlenirken
İbn Arabi başına gelir omzuna dokunarak; Bu uyku daha ne kadar sürecek Ertuğrul? Ne vakit vazifenin peşine düşeceksin? der. Ertuğrul sıçrayarak uykudan uyanır, rüyadan bir hayli etkilenmiştir.
Ertuğrul uyanır ve Allahım bana yarıdm et, diye dua eder.

hamza yanına aldığı askerlerle yola çıkar, onları kendine çeker. ögedayın konyayı ve istanbulu alacağını, dünyanın en büyük ordusunda pay olmayı mı istersiniz yoksa burda
kardeş kavgasının içinde yok olmayı mı?
-ya ailelerimiz?
hamza: noyan aileleriniz için söz verdi, der ve onlara altınlarını dağıtır.
biri kabul etmez altınları yüzüne çarpar, hamza da onu sırtından vurur.
hamza: cihanın en büyük ordusu bizi bekler, haydi alpler diyerek yol alırlar

tangut noyanın yanına gelir ve işlemin bittiğini tüccarın ve adamlarının öldüğünü söyler. noyan buna çok sevinir.
noyan: şu sefil hayatta en zevk aldığım şey savaşmak, daha fazla zevk aldığım şey nedir bilir misin? savaşmadan zafer kazanmak.. gün gelecek dodurgalılar da kayılar da
olgunlaşmış mürdüm eriği gibi kucağıma düşecekler, der. Ve haince güler…

deli demir çocukları etrafına toplar ve ertuğrul beyin yiğitliklerini anlatır.
Deli demir: allah kardaşı kardaşa, müslümanı müslümana kırdırtmasın… her şeye kadir olan Allah bizleri namerde muhtaç etmesin..

hayme ana gündoğdunun yanına gelir, karını al evine getir der.
gündoğdu: ben selcanla yapamam ana, ertuğrulla kavgamda beni haksız gördü. yaptığım hataydı er yiğide yakışmaz.
hayme ana: sen töremizi çiğnedin, biizm töremizde kadına el kalkmaz. sen bey oğlusun, sen böyle yaparsan ahali ne yapmaz.
gündoğdu: peki ertuğrul?
hayme ana: olaylar yatışana kadar gerekirse onu da alplarıyla birlikte sürgüne gönderirim ama inşallah olaylar oraya varmaz. karınla da konuşarak anlaş kalp kırmaktan kimseye hayır gelmez.
gündoğdu: doğru dersin ana.
hadi kalk şimdi karını git al.

gündoğdu tüccarın yanına alpları gönderir ve tüccarın öldürüldüğünü görür gündoğduya söylerler. gündoğdu tuğtekine: belliki moğollar kışın da durmayacaklar, eğerki ertuğrulun
dediği çıkar da moğollar savaş açarsa dodurgalılar ekmeğini bizimle daha ne kadar paylaşır, der.

karalı asker obaya gelir, herkes başına toplanır, gündoğduya söyleyeceklerim var çağırın der.
beyim hamza yaptı, hamza beni öldürmek istedi, kargınla birlikte 11 alpi alıp da gitti,
gündoğdu: nereye gitti
-noyan itine beyim.
gündoğdu inanamaz, hamza bu kadarını da yapamaz, der.
artuk bey sedyeyle gelir yaralı askeri tedavi etmek üzere alır götürürler.
olanları duyan deli demir şaşkındır, obanın geleceğinden de endişelidir.

korkut bey hayme anaya gelip olanları anlatır, hamzanın ihanetini yaptıklarıını, abdurrahmanın da hain olduğunun kanıtlandığını ve eğer suçunu itiraf ederse hemen, etmezse
ibreti alem için yavaş yavaş öldürülmesi gerektiğini bağıra bağıra söyler.

ertuğrul ve iki alpi obaya gelir ve birşeyler olduğun anlarlar. deli demirin yanına gelirler. deli demir olanları anlatır.
-beyim tuğtekin haklıymış, hamza hain çıktı, 12 adamı noyana götürdü.
turgut: vay şerefsiz.
deli demir: abdurrahmanı da idam etmek isterler, şimdi toyda onu konuşurlar, der.
ertuğrul toya gelir, içeri girer ve tedbir almakta geç kalmadınız beyim hala zamanınız vardır.
-siz burda kafanızı gömmüş beklerken noyan çoktan savaşa başlamış.
korkut bey: bu toyda işin yok,ayağımzın altında dolaşma çık dışarı hemen, der ve ertuğrul çıkar gider.
o ne endam o ne haşmet Allahım…
kapıda önünü aytolun çevirir ve ona durmasını ösyler, dodurgaya ikiliği getirdin.

ertuğrul abdurrahmanın yanına gelir, zamanın geldiğini tekrar geri döneceğini söyler ve çıkar.
turgut ve doğanı obada bırakıp kendisi gider.
halime: anan da ağabeyin gibi sana kırgın, lakin bilesin ki ikisinin de içeri yanmaktadır, seni sürgün etmeyi bile düşünürler.
-ben de onu isterim, bu obada elim kolum bağlanmaktadır. sen merak etmeyesin, herkes er yab da geeç gerçeği görecek
-peki bana düşen nedir beyim
-sabırla beklemektir halime sultan, sabırla beklemek..

toyda abdurrahman hakkında karar çıkacaktır, korkut bey fikri olan var mı diye sorar?
deli demir: beylerim, obalarımın uluları yanlış yapmaktasınız.
korkut bey: hiç bir ihanet cezasız kalmaz.
abdurrahman alpin idamını kabul edenler el kaldırır ve idam onaylanır.
deli demir: yazıklar olsun, der ve toydan çıkar gider.

tuğtekin, gündoğdu ve alpları hainleri aramaya devam eder, izleri takip ederler. gündoğdu kocabaşı diğer alplerin yukardan gitmelerini söylemesi için gönderir. bu arada
ormanda olan ertuğrul kırık daldan yola çıkarak temkinli hareket eder, atını ağaca bağlar ve gündoğduyu vurmak üzere olan hamzayı ensesinden yakalar.
-obana nasıl ihanet edersin hamza.
-önce elini sonra da alpliğini kaybettin, noyan snei öldürmeden durmicak.
-noyan seni neyle satın aldı da obanı sattın?, der ve hamzanın bütün alpleri ortaya çıkar.
bakalım askerler eski beylerine kılıç çekecekler mi?
hamza alpler diye bağırır biri ertuğrulun sırtına vurur ve onu yere yıkar hamza da eline basar
hamza: obanın yeni beyi benim ertuğrul, bundan böyle bana biat edeceksin, der.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.